
Bundan önce “Eminem”, “50 Cent” gibi isimlerin videolarına imza atmış olan Philip G. Atwell’in ilk uzun metrajlı filmi olan “Suikastçi”, insan izlerken yüksek adrenalin salgıladığından, koltuğuna mıh gibi çakan, “intikam” sözcüğünün doruklarına ulaşmış bir aksiyon gerilim.
Jack Crawford, ortağı Tom Lone’u öldürmesiyle yıkılmış ve intikam ateşine bürünmüş bir FBI ajanıdır. Ortağını öldürenin Rouge olduğunu bilen Crawford’un elde etmek istediği tek kişi artık o dur fakat Rouge ortalarda değildir. Aradan 3 yıl geçmesi, kötü anıların tam silinmesine yakın zamanda, hiç kimseye güven ve sadakat duymayan, acımasız ve patronu olmayan Rouge geri döner. Geri dönüşü Crawford’un intikamını tekrardan ateşlendirir ve sağlam bir aksiyonun başlamasına neden olur.
Bundan altı yıl önce “The One” filminde bir arada gördüğümüz “Jet Li” ve “Jason Statham”, yine oyunculukları ve bir o kadarda duruşlarıyla göz dolduruyorlar. Bunun yanında “Sin City”de “Miho” karakteriniyle izlediğimiz Devon Aoki güzellik katmaktadır filme. Filme gelince, duysal ve görsel efeklerin den etkilenmemek elde değil. Müzikleriyle de adrenali daha da yükselten “Suikastçi”, sonlarına doğru olayları biraz hallaç pamuğuna çevirmekte. Filmdeki bazı problemlerden en büyüğü, karakterlerin çoğalmasıyla konunun ister istemez dağılması.. Filmin cast’ının büyük bir bölümü Japon ve Çinlilerden oluşturduğundan karakterleri karıştırma ve unutma olasılığı büyük.Bir diğer problem ise film boyunca hep tetikte olmanız ve finali iple çekmenize rağmen pekte tatmin etmeyici bir dövüş sahnesiyle kalakalıyorsunuz. Sonuç olarak aksiyon ve gerilim severlerin, eğlenmek isteyenlerin ve “Jet Li” “Jason Statham”ı bir arada görmek isteyenlerin kaçırmaması gerek bir film.